16 Ağustos 2013 Cuma

Kahrolsun bağzı nişan maşası vizyonlu kuaförler

Bu kuaför tiplerine sen ne dersen de kendi bildiğini okuyan ve kendi beğendiğini yapan kuafördür. Sarı yap dersin sarı sana gitmez bakır yapalım der, düz fön istersin illa kırık fön yapalım der. Kırık fönü ya maşayla ya da düzleştirici ile yapar ve sen olursun bir telefon kablosu. E kardeşim ben o saçla işe gidicem, demezler mi adama arkadaşım sen Oya düğün salonuna gidecektin sanırım diye! Bir de elli saat iş yerindekilere malumat ver;- yok ya akşam planım yok, canım istedi vb. diye… Sonra bu kuaförlerdeki kaş-bıyık işleriyle iştigal eden arkadaşta hemen senin kaşına falan bakar, şuraya çok girmişler vb. diye ahkam keser. Bir oje sürdüreyim evde uğraşmayayım dersin, 5 yaşındaki çocuktan beter sürer, bütün kenarlar falan oje içinde.. Kuaförün röflenizi kime yaptırıyorsunuz, saçınız çok yıpranmış şöyle bakım verelim muhabbetine girmesine hiiiiiç girmicem zira cinnet geçiyorum düşündükçe ve avaz avaz bağırmak istiyorum: SA-NA-NEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE!
 
Neyse de her yerde olduğu gibi fön-mön, saç-baş  olaylarında da ucuz etin yahnisi ol-maaaaaazzzzz! Paşa paşa gidip kaliteli yerde yaptırcan arkadaş…
 
İç ses: Ben bir gün cinnet geçirirsem kesin bir kuaför salonunda geçircem, eminim..( geçmişte fönüm kötü oldu diye eve gelip hüngür hüngür ağlayan birisiyim neticede)
 
Cinnet P.

14 Nisan 2013 Pazar

Dipnot

İckiliykenn,bilincaltina hukmedemezken gozlerini kapadiginda yasadiklarinsin aslinda...

8 Mart 2013 Cuma

Kadınım ama kurabiye insanı değilim ben..

Biz size değer veriyoruz temalı kurabiye kursundan sonra akşam 2 saat mesaiye kalıp tiyatroya zar zor yetişmek üstüne ertesi sabah yani dillere destan olan "Kadınlar Günü"nde zaaaabbahın körü ile uyanıp erkenlerden daha in cin top oynarkene işe gelmek gerçekten mükemmel oldu, günü anlam ve önemine yakıştı..Yok arkadaş kurabiye insanı değilim ben, sıkılıyorum mutfakta.. İstemiyorum öyle etkinlikler, ver bana yarım gün izin nasıl motive çalışırım nasıl severim seni bir bilsen..Ben istemez miyim bugün gezeyim tozayım vay anasını dünyada bir günde beni herkesler önemsiyor diyeyim ama maalesef kazın ayağı öyle değil.. 2-3 saatlik göstermelik şovlarla kutlanıyor günümüz..

Bir arkadaşım yazmış kadın olmak zor diye; kadın olmaz zor değil yorucu.. Zor kelimesinin yorucu yanında hafif kaldığını düşünüyorum. Zor demek yapılabilir ama uğraş ver demek ama yorucu; her defasından kendinden ödün ver, yorul, her defasında zorlan demek.. Tatil olan iki günde maniküremi gideceksin,pediküre mi gideceksin, şöyle kendime vakit ayırayım kocamla gezeyim mi diceksin yoksa ütüne mi yetişeceksin. daha derin mevzulara yani neden ütüyü kadın yapmak zorunda kısmına hiç girmiyorum ama en basit bir hazırlanma öyküsü ile bile "yorucu" kelimesi nasıl anlatılır görelim:

Düğüne giden kadın:
Eğer ki bu düğün yakın birinin düğünüyse yandın gülüm keten helva.. Daha aylar öncesinden ne giyeceğim, bir abiye elbise almalıyım, ay onu giyemem geçen düğün giydim Ayşeler gördü olmazlar ile kafa dolar.. Oysa erkek rahattır, siyah takım elbisesi ütülü hazırdır. En fazla düşüneceği şey kravat rengidir hoş onu da düşünmez sen emredersin -o kravat olmadı obür maviyi tak.

O gün gelir kıyafet -ayakkabı bulunur (ki bu süreçleri kısacık yazdım) kılık-kıyafet hazırdır. Akşam 7 deki düğün için başlarsın en geç 3'te kuaförün kapısına hazırlanmaya. Saatler öncesinden saç baş-el ayak derdi. Oje ne renk olsun, saç yüksek topuz mu olsun, yok açık mı bırakılsın. vb. vb. vb. Çanta allahtan evde uygun bir renk vardı da vakitten kazandık bu arada, onun için kafamızda bin tilki dolanmadı.. 6 ya doğru güç bela çıkarsın kuaförden sonra eve koş makyaj-allahım yeşil farım nerde çığlıkları, hele kışsa o soktuğumun abiyesinin üzerine uyacak bir tane mont-kaban bulamazsın, bulsanda beğenmezsin zaten ki...

Eşin bu sırada içerden sana bağırır. Hazır olmadan 5 dakika önce haber ver üstümü değişeceğim!

Kadın P.